Kaos Güzeldir!

Gençlik yıllarımda, henüz taze bir üniversite öğrencisiyken, popüler bilim kitaplarının yeni yeni çıkmaya başladığı dönemlerde elime geçen bir kitap adeta hayatımın seyrini değiştirmişti. Bu kitap, kaos teorisi denen o havalı ve bugün adeta herkesin bir şekilde duymuş olduğu o ilginç mesele ile tanışmamı sağlamıştı. Fakat o günlerde, sırf okuyacak bu tip kitapları fazla bulamadığımız ve o kitabı da son derece etkileyici bulduğum için defalarca baştan sona okurken, bu konunun önce ilerideki meslek yaşamımı ve sonra da tanıştığım ve kendilerine bir şeyler anlattığım bir çok insanın hayata bakışını derinden etkileyeceğini bilmiyordum.

Bir kaç yıldır Türkiye’nin bir çok yerinde kaos ve karmaşıklık ana başlığı altında her kesimden insana onlarca kez kaos teorisini anlattım. Yakın zamana kadar bu anlatımlar bir-iki saatlik konferans yahut seminerler şeklindeydi. Fakat hemen her seferinde, bu ilginç konu açıldıktan sonra, bazen saatler süren ve bitmek bilmeyen soru-cevap bölümlerinde hayata dair her konuyla ilgili çok ilginç sorular alıyordum. Bu deneyimler arttıkça, kaos teorisinin sadece bir matematik ve bilim alanı olmadığını, yaşamın her alanında bize çok farklı bir bakış ve anlayış sağlayabilecek bir anahtar olduğunu fark ettim.

Kaos teorisi, etrafımızdaki dünyadaki “doğal” süreçlerin aslında nasıl işlediğini anlamaya bizi bir adım daha yaklaştıran, 1960’lı yıllarda tanımlanmaya başlamış bir bilim alanıdır. Temelde bir matematik dalıdır ve tanımlamak gerekirse “başlangıç koşullarına hassas bir biçimde bağlı davranış gösteren” sistemleri inceler. Daha anlaşılır bir ifadeyle, hepimiz yakinen biliriz ki, tabiattaki her hadise, ister bir deredeki suyun akışı, ister gezegenlerin yörüngelerinde gezinmeleri olsun, bu olayların en uzak tarihindeki ölçülemeyecek derecede küçük ve sayısız birbirine bağlantılı hadisenin sonucunda ortaya çıkar. Bu olayların önemli bir kısmını belli bir zamandan daha önce öngöremeyiz; zira o olayları oluşturacak tüm değişkenleri ölçebilme ihtimalimiz yoktur. Mesela o nedenle hava durumunu hala 5 günden daha uzun süreli olarak doğru bir biçimde tahmin edemiyoruz.

Burada kaos teorisinin detaylarına girmeyeceğim elbette; hatta bu konuda başlangıç düzeyinde bilgi almak isteyenleri daha önce yayınladığım Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler adlı kitabıma ve piyasada bu konuda yazılmış diğer bir çok kitaba havale edeceğim şimdilik. Burada sizinle, kaos teorisini kavramaya başladıktan sonra hayatımızda nasıl değişiklikler olabileceğini kısaca hatırlatmak istedim:

 

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Menü